TÖVBE

   
   

 

Bu dünya da hata yapmadan yaşamak mümkün değildir.

 

Hemen hepimiz en azından birisine kötü bir söz, bir küfür sarf etmişizdir. Ya da en azından içimizden bir kızgınlık geçmiştir.

 

Bir durakta yada bir kuyrukta farkına vararak yada varmayarak birinin hakkını çalmışızdır.

 

Bize kötü söz söyleyen birine kötü sözle cevap vermiş ya da en azından yüzümüzü asmışızdır.

 

Yalan söylemişizdir mutlaka, hayatımız boyunca bir kere bile olsa, beyaz yalan bile olsa.

 

Kısacası bu dünyada kusursuz olmamız mümkün değil.

 

Zaten Cenab-ı Hak’da bizden kusursuz olmamızı beklemiyor. Kusurlu olarak yaratıldığımızı bizlere açıklıyor;

 

Allah size hafiflik getirmek istiyor. Çünkü insan çok zayıf yaratılmıştır. NİSA SURESİ 28.

 

İşte bunun içindir ki; Allah insanlara tövbe’yi nasip etmiştir.

 

Geride bırakılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, öz benlikleri kendilerini sıkıştırmıştı; Allah'ın öfkesinden kurtulmak için yine Allah'a sığınmaktan başka çare olmadığını fark etmişlerdi. Sonra onlara tövbe nasip etti ki, eski hallerine dönsünler. Hiç kuşkusuz, Allah, tövbeleri çok çok kabul eden, rahmeti sınırsız olandır.

TEVBE SURESİ 118.

 

Peki tövbe nasıl olursa kabul olur?

 

Cenab-ı Hak bunu da Kuran-ı Kerimde bizlere açıklamıştır.

 

Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.

BAKARA SURESİ 160.

 

Samimi duygular içinde olan bir tövbe geçerlidir. Ve bu tövbenin arkasından kişi tövbe ettiği konuda bir daha hata yapmamalıdır.

 

Ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir. ALİ İMRAN SURESİ 89.

 

Tövbe ettikten sonra aynı hatayı tekrarlayanlar için ise;

 

 İmanlarından sonra küfre sapmış, sonra da küfürde daha da azıtmış olanların tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. Onlar, sapıkların ta kendileridir. ALİ İMRAN SURESİ 90.

 

Buyurmuşlardır.

 

Tövbe etmeyi bir alışkanlık haline getirmiş bir insanın durumu yalancı çoban masalındaki çobanın durumu gibidir. Ayni hata için tövbe alışkanlık haline getirilmemelidir.

 

Allah'ın, kabulünü üstlendiği tövbe, bilgisizlikle kötülük işleyip de çok geçmeden tövbe edenler içindir. Allah, işte böylelerinin tövbesini kabul eder. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

Yoksa, kötülükleri yapıp yapıp da her birine ölüm geldiğinde, "işte şimdi tövbe ettim" diyenler için tövbe yoktur. Küfre batmış olarak ölenlere de tövbe yoktur. Böylelerine biz korkunç bir azap hazırladık. NİSA SURESİ 17-18

 

İnsan birçok konuda iyi ve kötüyü akıl baliğ yaşına geldiğinde idrak eder ve davranışlarını ona göre düzenler. Zaman içinde sorumluluklarını hatırlar, araştırır ve öğrenir.

 

Bazı konularda de bilgimiz olmayışından yaptığımız hatalar vardır. (mesela bir dua’nın yanlış okunuşu gibi)

 

İşte böyle durumlar da Allah tövbeleri kabul eder;

 

Şu da var: Rabbin, bilgisizlik yüzünden kötülük işleyip de bunun ardından tövbe edip hallerini düzeltenler lehindedir. Sonra senin Rabbin gerçekten Gafûr ve Rahîm'dir.

NAHL SURESİ 119.

 

Geçmişte bilim ve teknoloji yoktu. Hatta dünyanın yuvarlak olduğu bile bilinmiyordu. İşte bu yüzden bu dönemler Allah’ın insanlara  en çok peygamber gönderdiği dönemlerdir. Şimdi ise bilim ilerledikçe Allah’ın Kuran-ı Kerimde bizlere bildirdikleri bir bir ispatlanırken artık insanlar, akıl, vicdan ve mantıkları ile gerçekleri görüp kendilerini doğruya yönlendirmelidirler.

 

Öleceğini anladığı an tövbe edenlerin tövbesi ise ‘’firavun tövbesi’’ dir. Ve asla kabul edilmeyecektir.

 

Peki gerçekleri görüp de  tövbe etmeyen ve tövbe etmeden ölenler ?

 

Gerçeği örtüp de küfre sapmış olarak ölenlere gelince, onların her biri kendini kurtarmak için dünya dolusu altın verse de asla kabul edilmeyecektir. Korkunç bir azap vardır onlar için. Hiçbir yardımcıları olmayacaktır.

ALİ İMRAN SURESİ 91.

 

Allah hepimizin tövbelerini kabul eylesin.

 

De ki: "O'dur benim Rabbim, ilah yok O'ndan başka, O'na dayanmışım ben! Yalnız O'nadır tövbem!"  RA’D SURESİ 30.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(Akın Örsmen 9.8.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN