ALLAH İNSANLARI NİYE SAPTIRIR ?

   
   

 

Doğrusu şu: Allah dilediğini/dileyeni saptırır, dilediğini/dileyeni de doğruya ve güzele kılavuzlar. O halde canın onlar için üzüntülere dalmasın. Hiç kuşkusuz, Allah onların ürettiklerini/ortaya koydukları oyunları çok iyi bilmektedir. FÂTIR SURESI 8.

 

PEKİ ALLAH İNSANLARI NİYE SAPTIRIR ?

 

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular.

Birden Allah ile ilgili konu açıldı...Berber: " Bak adamın, ben senin söylediğin gibi Allah'ın

varlığına inanmıyorum."Adam: " Peki neden böyle düşünüyorsun?"Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı,bu kadar çok hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çekmezdi. Allah olsaydı,bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum..."

 

Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki traş olmayalı uzun süre geçmişti. Adam berber dükkanına geri döndü.

 

Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"

Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."

Adam: " Hayır, yok. Çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."

Berber: " Hımmm... Berber diye bir şey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"

Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, o ne yapabilir ki? İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

 

Hani, Mûsa, toplumuna şöyle demişti: "Ey toplumum! Benim size gönderilen Allah elçisi olduğumu bilip durduğunuz halde, beni neden incitiyorsunuz?" Onlar bozulup sapınca Allah da onların kalplerini eğriltti. Çünkü Allah, sapıklardan oluşmuş bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz. SAFF SURESİ 5.

 

Şimdi, diyelim ki sizinle iki samimi arkadaşız. Fakat ben ekonomik kriz içindeyim. Bir gün gelip sizden borç istiyorum. Veriyorsunuz.

Gidiyorum. Sizi uzun süre arayıp sormuyorum.

 

Yıllar sonra yine kapınızı çalıyorum. İşlerim kötü gitmiş borç içindeyim. Sizden yine borç istiyorum. Ve yine yardım ediyorsunuz.

Ve bu aldığım borcu da ödemiyorum. Yıllarca sizi aramıyorum.

Yıllar sonra yine iflas etmiş bir halde kapınıza gelsem bana yine dostum diye sarılır yine yardım eder misiniz ?

 

Yoksa ‘’ne hali varsa görsün,... Bana ne...’’ diyerek kapınızı yüzüme kapar mısınız ?

 

İyi düşünün, hayatınızın bir döneminde, size mutlaka yardım elini uzatmış gerçek bir dosta yaptıkları için,.... Verdikleri için....

Teşekkür ettiniz mi ?

 

Yada gerçek bir dosttan yardım istediniz de, size kapısını mı kapattı ?...

 

Allah için kalbinizde bir mum yaktınız mı ?...

 

Ona kalbinizin kapısını bir gün bile olsa araladınız mı ?...

 

Gökyüzünün maviliğini görmenizi sağlayan gözleriniz için,...

 

Kuşların cıvıltılarını işitmenizi sağlayan kulaklarınız için,...

 

Ve sevdiklerinizi sevmenizi sağlayan gönlünüz için,...

 

O’na hiç teşekkür ettiniz mi ?

 

İşte belki de bu yüzden o gerçek dostu küstürdünüz.....

 

Ve sizinle konuşmuyor.....

 

İşte Allahın insanları saptırmasının anlamı budur.

 

Siz kalbinizin kapısını o’na aralarsanız,...

 

O’da kapısını size ardına kadar açacaktır....

 

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir musibet gelip çatmaz. Kim Allah'a inanırsa Allah O'nun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar. Ve Allah her şeyi en iyi biçimde bilmektedir.

TEĞABÜN SURESİ 11.

 

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

(Akın Örsmen 15.4.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 

   
         
   

GERİ DÖN