GAYB NEDİR ?

   
   

 

Gayb bilinmeyendir. Yani Allahın sonsuz ilimlerinden bilmediklerimiz.

 

Gaybın anahtarları O'nun yanındadır; onları O'ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir.  EN'AM SURESI 59.

 

Gaybı Allahtan başka kimse bilemez. Hatta cinler bile;...

 

Sonunda, Süleyman için ölüm hükmünü verdiğimizde, onun ölümünü, değneğini yiyen dâbbetül arzdan/ağaç kurtçuğundan başkası onlara göstermedi. Süleyman yere yığılınca, açıkça anlaşıldı ki, eğer cinler gaybı bilmiş olsalardı, o alçaltıcı azap içinde bekleyip durmazlardı.

SEBE’ SURESİ 14.

 

Ama bazı insanlar bazı bilinmeyenleri öğrenmek için cinlerden medet ummuşlardır. Hatta daha da ileri giderek cinlere tapanlar bile olmuştur.

 

Doğrusu şu ki, onlar cinlere tapıyorlardı. Onların çoğu cinlere iman etmekteydi."

SEBE’ SURESİ 41.

 

Ve Allah yine insanları sınamak için bilinmeyen ilminden bir kısmını Hz. Süleyman zamanında melekleri vasıtasıyla yeryüzüne indirmiştir.

 

Süleyman'ın mülk ve saltanatı konusunda onlar, şeytanların okuyup durduklarına uydular. Halbuki Süleyman küfre sapmamıştı. Ancak şeytanlar küfre sapmıştı; insanlara büyüyü öğretiyorlardı. Ve Babil'de Hârût ve Mârût adlı iki melek üzerine indirileni öğretiyorlardı. Oysaki o iki melek, "Biz bir imtihan aracıyız, sakın küfre sapma!" demedikçe hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. İnsanlar onlardan erkekle eşinin arasını açacakları şeyi öğreniyorlardı. Ne var ki, onlar onunla Allah'ın izni olmadıkça hiç kimseye zarar veremezler. Onlar kendilerine zarar vereni, yarar vermeyeni öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu satın alanın âhirette hiçbir nasibi olmayacağını açıkça bilmişlerdir. Öz benliklerini sattıkları şey ne kötüdür! Bir bilebilselerdi!

BAKARA SURESİ 102.

 

Ve ne yazık ki insanlar bu izni kötüye kullanmışlardır. İşte bu yüzde Allah fal ve büyü ilmini yasaklamıştır.

 

Hayvanların dilini de anlamayız. Halbuki onlar da kendi aralarında bizim anlamadığımız bir dilde konuşmaktadırlar. Hatta Fransa da hidrobiyoloji laboratuarlarında yunusların kendi aralarında konuştuğu ispatlanmış ve halen üzerinde çalışılmaktadır. Oysa Allah Hz. Süleyman’a bu ilmi öğretmiştir.

 

Süleyman, Davûd'a mirasçı oldu ve şöyle dedi: "Ey insanlar, bize kuşların dili öğretildi ve bize herşeyden biraz verildi. Kuşkusuz bu, apaçık lütfun ta kendisidir."

NEML SURESI 16.

 

Rüya yorumlamakta onun ilimlerinden biridir;

 

Ana-babasını tahtın üstüne çıkardı. Hepsi, Yûsuf'un önünde secde eder gibi eğildiler. Yûsuf dedi: "Babacığım, işte bu, benim önceden gördüğüm rüyanın yorumudur. Rabbim onu gerçekleştirdi. O, bana çok güzel lütuflarda bulundu, şeytan, benimle kardeşlerim arasına yakumluk soktuktan sora, O beni zındandan çıkardı. Sizi de çölden getirdi. Rabbim, dilediği şeyde çok ince lütuflar sergiliyor. Alîm olan O'dur, Hakîm olan O'dur." YÛSUF SURESI 100.

 

Allah Hz. Yusuf’a bu ilmi öğretmiştir.

 

Ve son olarak yüce Allahın hiç kimseye bildirmediği bir gayb; kıyamet saati...

 

Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz."

FUSSİLET SURESI 47.

 

Peki Allah kıyamet saatini bildirmiş olsaydı ne olurdu ?

 

Cevap basit; o günün gelmesi yakın insanlar iyice azarlardı. Kimse öleceğim diye çalışmazdı. Bir kısmı ise nasıl olsa öleceğim diye iyice küfre ve sapkınlığa sapardı. Yağmalama, hırsızlık, cinayet  ve tecavüz olayları artardı. Bir kısım insan ise kendilerini kurtarıcı yada mehdi ilan ederek ortaya çıkardı. Huzursuzluk, anarşi ve kaos ortamı oluşurdu. İşte bu yüzden Allah kıyamet saatine ilişkin bilgiyi yalnızca kendi katında mahfuz tutmuştur.

 

Ölmekten daha korkuncu, öleceği anı bilerek yaşamaktır....

 

Allah yar ve yoldaşınız olsun...

 

(AKIN ÖRSMEN 20.3.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

   
         
   

GERİ DÖN