DÜNYA VE AHİRET

   
   

 

Dünya hayatı ve ahiret hayatı, hep kafamızı kurcalayan kavramlar olmuştur.

 

Tevrat'tan edinilen bilgilere göre eski insanlar uzun yaşarlarmış.

Mesela Adem peygamber; 930 yıl yaşamıştır.

 

5:3 Adem 130 yaşındayken kendi suretinde, kendisine benzer bir oğlu oldu. Ona Şit adını verdi. yar.5:4 Şit'in doğumundan sonra Adem 800 yıl daha yaşadı. Başka oğulları, kızları oldu. yar.5:5 Adem toplam 930 yıl yaşadıktan sonra öldü.

 

İbrahim peygamber ise 175 yıl;

 

yar.25:7 İbrahim yüz yetmiş beş yıl yaşadı. Ömrü bu kadardı.

 

Görüldüğü gibi insanların ömrü zaman içinde kısalmış, fakat insan bu kısacık ömürlerine çok fazla şeyler sığdırabilmişlerdir.

 

Günümüzde ise insan hayatı ortalama 60-70 ile sınırlıdır.

 

Peki biz bu 60-70 içinde neler yapmaktayız ? Cevap çok basit; ahireti kazanmak için gönderildiğimiz bu dünyada; bu dünyayı kazanmak için büyük uğraşı vermekteyiz..... Cep telefonunun yeni modeli çıktığında hemen almak isteriz... Arabamız bir yılını doldurunca son modeli ile değiştirmek isteriz.... Bir evimiz varsa , bir tane daha,... Sonra bir tane daha.... Tabi bir de yazlık..... Bahanemiz de hazırdır..... ‘’çocuklar evlenince oturur....’’ 

 

120 metrekarelik daire bize küçük gelir.... 180 metrekare isteriz.....

Halbuki öldüğümüzde 2 metrekarelik bir çukura sığabileceğimizi aklımıza bile getirmeyiz.

 

Doğum günümüzü kutlarız her sene.... Bir gün ölüm günümüzün de olacağını düşünmek bile istemeyiz....

 

Zincirlikuyu mezarlığının kapısında yazılı olan ;

 

 Her canlı, ölümü tadacaktır. ENBİYA SURESİ 35.

 

Yazısı bile bizi rahatsız eder, içimizi karartıyor diye, kaldırılması için dilekçe veririz.

 

Ölüm bize sanki çok uzakmış gibi, hatırlamak bile istemeyiz. Ne zaman bir konu açılsa; ‘’tatsız şeylerden bahsetmenin sırası mı ?’’ diye konuyu değiştirip, yaza gideceğimiz bodrum seyahati hakkında konuşmaya başlarız... Sanki yazı görmemizin garantisi varmış gibi....

 

İşte kısaca böyle; bizler aslında ahireti değil, dünyayı kazanmayı arzulamaktayız... Eğer dünyayı kazanabilseydik bu sefer ay’ı ve diğer gezegenleri de isterdik ? İnsan hırsının asla sonu yoktur. Önemli olan nerede bırakabileceğini bilmektir..

 

Gelelim önemsemediğimiz ahiret hayatına ;

 

Şöyle bir kıyas yapalım;

 

Dünya hayatı ahiret hayatı ile kıyaslandığında;

 

Bu dünyadaki hayatımız ahiret hayatına göre rüyada geçirdiğimiz süre gibidir.

 

Yani doğum ile bir rüyaya dalıyoruz, ölüm ile o rüyadan uyanıyoruz.

Ve gerçeklerle yüzleşiyoruz.

 

Bu dünyada yalnızca gördüklerime inanırım diyen inkarcılar ve şirk sahipleri; gördükleri karşısında gözleri yuvalarından fırlamış gibi olacak... ‘’meğerse’’ diyecekler ‘’ gerçek sandıklarımız birer hayal, hayal sandıklarımız ise gerçekmiş.’’ işte o an tarifi imkansız bir pişmanlık ve utanç içlerini kaplayacak.... Ama ne çare.....

 

İşte görülen acı tablo budur.....

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.....

 

(AKIN ÖRSMEN 18.3.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

   
         
   

GERİ DÖN