TÜRBAN SORUNU

   
   

Günümüzde kadının kapanması için kullanılan “tesettür” ifadesi Kuran’da geçmez. İslam adına etrafında bu kadar büyük fırtınalar koparılan bir kavramın, yani “tesettür” ifadesinin İslam’ın temel kaynağı olan Kuranı Kerim’de bulunmaması önemlidir. Demek ki “tesettür” kelimesi dîni bir kavram olarak sonradan oluşturulmuştur.

“Ayette geçen “humur” ve onun tekili olan “hımar” kelimesi kadınların başlarına örttükleri beze verilen özel isim değildir. Herhangi bir örtüdür. Bir şeyi örten şeye “hımar” yani o şeyin örtüsü denir.”

Siyasiler, yıllarca bazı çarpık zihniyetler tarafından siyasi bir obje haline getirilen türban konusunu tekrar hortlatmak istemektedirler.

 

Evvela, din siyaseti, içerir ama siyaset asla dini içeremez, içermemelidir de... Nedeni çok açık, siyaset bir kurtlar sofrasıdır, her türlü üç kağıdın, yalanın iftiranın ve karalamanın mubah olduğu bir ortamdır. Asla din ile bağdaşamaz. Ama bazı politikacılar, şahsi menfaatleri uğruna bazı dinsel simgeleri obje haline getirip insanları galeyana getirmişlerdir. Allah’ı referans olarak gösterip oy toplamışlardır. Bu partiler piyasaya gelmeden önce de Türkiye Müslüman'dı. Müslümanlığı onlar getirmediler ki... Onlardan önce de insanlar başörtüsü örtüyorlardı ve olay olmuyordu. Namaz Allahın rızasını kazanmak için kılınır, oysa bu şahsiyetler, insanların rızasını, hoşnutluluğunu kazanmak için gösteriş olarak namaz kıldılar.

 

Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı aldatmaya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor. Onlar namaza kalktıklarında tembel-miskin bir halde kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Onlar Allah'ı çok az hatırlarlar. NİSA SURESİ 142.

 

Ve insanlar taraflara ayrılarak hizipleştiler, başörtüsüne evet diyenler ve hayır diyenler olarak uzun süre bir birlerini yediler. Bu didişme konuyu ortaya atanların ekmeğine yağ sürdü. Mecliste yaratılan türban sorunu, halkı oyalayarak uzun süre insanların  hükümetin icraatlarını takip edememesini ve Türkiye'nin tek sorunuymuş gibi odaklaşmalarını sağladı.

 

Başörtüsü Allahın emri mi ? Sorusundan önce;‘’başörtüsü demokratik bir özgürlük mü ?’’ Sorusunu sormamız gerekir. Aksi taktirde Kuran-ı Kerim de belirtilmemiştir diye erkeklerin etek,kadınların pantolon giymeleri gerekirdi....

 

Öyle ya, Kuranda erkekler pantolon giyecek diye bir şerh yok peki niye etek giymiyorlar ? Nedeni çok açık Allah insanlara akıl vermiştir ve insanlar bu akılları ile kendilerine bir yaşayış tarzı bir kültür oluşturmuşlardır. Bunun sonucu olarak toplumun kurallarına uyuyoruz.

 

Türkiye cumhuriyetinin kılık kıyafet nizamnamesi, yüce Atatürk'ün hilafet devrimi ile birlikte belirlenmiş ve fes, sarık, cübbe, çarşaf milli giysi olmaktan çıkarılmış ve yerine bildiğimiz kıyafetler getirilmiştir. Ve ülkenin yönetim şekli demokrasi olarak belirlenmiştir.

 

Peki demokrasi ne demektir ?

 

Demokrasi başkalarını haklarına zarar vermeksizin kişinin dilediğini yapabilme hak ve özgürlüğüdür.

 

Yani sigara içenin de hakları vardır, içmeyeninde...başörtüsü takmak isteyenin de hakkı vardır... Takmayanında....

 

Bu ülke de demokrasi varsa eğer ki, bu da ayrı bir tartışma konusudur. Mini etek giyen için de geçerlidir bu özgürlük, başörtüsü takan içinde geçerlidir.

 

Türban konusu politikacıların insanların ağzına verdiği bir sakızdır, yıllardır çiğnenen... Türban Türkiye'nin tek sorunu değildir. Ama öyle gösterilmek istenmektedir. Çünkü sakız çiğnerken konuşamazsınız..... Dolaysı ile hükümetin icraatlarını eleştiremezsiniz…

 

Bilmelisiniz ki, cennet ile cehennem arasındaki fark, yarım metrelik bir bez parçası değildir.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(AKIN ÖRSMEN 14.3.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

   
         
   

GERİ DÖN