NİÇİN NAMAZ ?

   
   

 

İslam'ın şartlarını bilirsiniz;

 

1. Kelime-i şahadet getirmek

2. Namaz kılmak (90)

3. Oruç tutmak (12)

4. Zekat vermek (1)

5. Hacca gitmek.(11)

 

Bunların içinde kelime-i şahadet zaten birinci şarttır. Olmazsa olmazdır.

 

Diğer şartların içinde oruç tutmak, zekat vermek, hacca gitmek hepsinin bir şekilde affı  yada telafisi mevcuttur.

 

Peki ya namaz ?...

 

Namaz kılmamanın affı ancak iki şekilde olur ;

 

1-Deli olmak.

2-Ölü olmak.

 

Kuran-ı kerim de namaz kelimesi 90 kez geçmektedir. Bu bize Allahın namaz üzerinde ne kadar titizlikle durduğunun bir göstergesidir.

 

İnsan vücudi bir rahatsızlık halinde bile olsa, hatta yatalak bile olsa, gözlerini açıp kapamak suretiyle namaz kılabilir. Çünkü bu bir zikirdir. Bir hatırlayıştır... Bir teşekkürdür... Bir minnet ifadesidir...

 

Namaz yalnızca İslamiyet'e özgü bir emir değildir. Kuran-ı kerimde;

 

Mûsa'ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve namaz kılın. İnananlara müjde ver. YÛNUS SURESİ 87.

 

İsrailoğullarından şöyle bir söz de almıştık: Allah'tan başkasına ibadet etmeyin, anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. Namazı kılın, zekâtı verin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hälä da yüz çevirip duruyorsunuz. BAKARA SURESİ 83.

 

Yemin olsun ki, Allah İsrailoğullarının mîsakını almıştı da içlerinden on iki temsilci/başkan göndermiştik. Allah şöyle demişti: "Ben sizinle beraberim. Namazı kılarsanız, zekâtı verirseniz, resullerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah'a güzel bir biçimde borç verirseniz, kötülüklerinizi elbette örteceğim ve sizi, altlarından ırmaklar akan cennetlere elbette koyacağım. Artık bundan sonra küfre gideniniz yolun denge noktasından sapmış olur." MAİDE SURESİ 12.

 

Dediler ki: "Ey Şuayb! Namazın mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın." HÛD SURESI 87.

 

Buyurmaktadır. Demek ki namaz daha önce gönderilmiş olan tüm dinlerde de emredilmiştir.

 

Peki ya niçin namaz ?

 

Kitap'tan sana vahyedileni oku! Namazı da kıl! Çünkü namaz, çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah'ın zikri/Kur'an'ı daha büyüktür! Allah, neler yaptığınızı biliyor. ANKEBUT SURESİ 45.

 

İşte bu sorunun cevabı bu ayette bildirilmiştir. Çünkü namaz insanı çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar.... Namaz kılan insan kendine, yaşantısına,tavır ve hareketlerine çeki düzen verir. Kötülükten ve kötü söz söylemekten kaçınır.

 

Cenab-ı Hak, hiçbir şeye muhtaç olmadığı gibi, bizim ibadetimize de muhtaç değildir. İbadete muhtaç olan biziz....

 

Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah'ı tespih etmektedir. Her biri kendine özgü duasını, kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. NUR SURESİ 41.

 

Kuşlar da toplu halde onunla beraberdi. Hepsi, onun tespih nağmelerine katılırdı. SAD SURESİ 19.

 

Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O'nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O'nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halîm'dir, Gafûr'dur. İSRA SURESI 44.

 

İbadet etmeyen bir insan varlıkların ibadetini göremez.

 

Arı durmadan bal yapar. Arının bal’a ihtiyacı var mıdır ?

İnek devamlı süt verir.bir ineğin süt’e ihtiyacı yoktur.

İşte bu onların ibadetidir. Ağacın ibadeti meyve vermektir. Yani Allahın emrettiği bir şeyi yapmak onun ibadetidir.

Peki insana vermiş olduğu vazife nedir ?

 

Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. ZARİYAT SURESİ 56.

 

İşte insanın asıl yaradılış amacı ve insana verilmiş olan görev budur.

 

Peki ya insan ne yapmaktadır ?

 

Tabir-i caizse bu dünyada gününü gün etmektedir....

 

Öbür dünyayı kazanmak için gönderilmiş olduğumuz bu dünyada, bu dünyayı kazanmak için bir uğrası içindedir. Kimisi asla ebediyen sahibi olamayacağı şeyleri kazanma peşindedir. Kimisi şan şöhret ve aranılan kişi olanın peşindedir. Kimisi insanların rızasını kazanma çabası içindedir.

Peki ya Allahın rızası ? Bizlere tüm lütufları sunan yüce Allah’a bir gün içinde yarım saat bile ayırmak ona zor gelmektedir.

 

Bir çok insan şöyle der; ‘’daha erken hele bir 50-60 yaşına gelelim o zaman namaza başlarız.’’ sanki 50-60 yaşına geleceğinin garantisi varmış gibi...

 

Bir kısmı ise şöyle der; ‘’bu güne kadar kılmadım. Bundan sonra kılmaya başlasam ne fark eder....’’

 

Namaza başlamak için; ne erkendir.... Nede geçtir.... Önemli olan o bilinci, o sorumluluğu, ve o utancı görebilmektir.

 

Namazı yalnızca bir görev olarak gören insanlar ‘’namazı bir an önce kılayım da aradan çıksın ‘’ düşüncesi  ile kılarlar namazlarını.

 

Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin. Hiç kuşkusuz bu, kalbi ürperti duyanlardan başkasına çok ağır gelir. BAKARA SURESİ 45.

 

İşte bu ayet o kişiler içindir.

 

Bir de namazı etrafına inanmış hissi vererek bazı insanların rızasını sevgisini kazanmayı amaçlayanlar vardır.

 

Şu bir gerçek ki, ikiyüzlüler hileler düzerek Allah'ı aldatmaya uğraşıyorlar. Ama Allah da onları aldatıyor. Onlar namaza kalktıklarında tembel-miskin bir halde kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Onlar Allah'ı çok az hatırlarlar. NİSA SURESİ 142.

 

İşte bu ayette o tip insanlar içindir.

 

Peki namaz kılmakla her şey bitiyor mu ? Tabi ki hayır....

 

(Vay haline o namaz kılanların ki,Namazlarından gaflet içindedir onlar! MÂÛN SURESİ 4-5)

 

Gaflet içindeki bazı insanlar, namazı kılmakla görevlerinin bittiğini, hemen cenneti kazandıklarını sanırlar.

 

Oysa namaz bir teşekkür, bir hatırlayıştır. Bununla birlikte güzel ahlak, sevgi merhamet, alçakgönüllülük, dürüstlük gibi erdemler olmalıdır.

Eğer, dünya bir imtihan salonu ise; namaz bizim için imtihana giriş belgesidir. İmtihan soruları ise yaşadığımız hayatın kendisidir.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

(AKIN ÖRSMEN 11.3.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

   
         
   

GERİ DÖN