ZOR KARAR

   
   

 

On bir yıllık evliydiler. Çocukları olmamıştı. Ve bir evlat hasreti ile yanıp tutuşuyorlardı. Kadın her gece Allah’a dua ediyor ve kendisine bir evlat vermesini diliyordu. Bir kaç ay sonra kontrol için gittiği doktor, kadına hamilelik testinin pozitif olduğunu söylediğinde kadın, kulaklarına inanamadı. Sevinçten ağlayarak doktordan çıktı. Akşam eşine bu sevinçli haberi verdiğinde o da gözyaşlarına hâkim olamadı. Birbirlerine sarılıp ağlaştılar.

 

Artık hayat çok güzeldi. Aradan iki hafta geçti. O gün doktor kontrol günüydü. Ve doktor bebekleriniz olacak dediğinde kadın adeta kekeleyerek ‘’ Bebeklerim mi? İkiz mi ?’’ diyebildi. Doktor gülümseyerek başı ile tasdik etti. Mutluluktan uçuyordu adeta. Ve o gece gözyaşları içinde Allaha teşekkür etti. Ondan bir istemişti, o ise iki vermişti.

 

Aradan üç ay daha geçti. Yine bir gün kontrole gittiğinde, doktor ondan üçlü tarama testi yaptırmasını istedi. Çünkü bebeklerden birinin gelişimini sağlıklı görmemişti.

 

İki gün sonra testin neticesini alınca kadın adeta şok oldu. Bebeklerden birinin ayaklarının gelişiminde problem vardı. Yani sakat doğacaktı. Yıkılmıştı kadın…

 

Akşam eşine durumu anlattığı vakit o da şok oldu. Doktorun dediklerini aynen izah etti. Bebeklerden sakat olanının kürtaj yapılmasını önermişti doktor… aksi takdirde sakat doğacak bir bebek hayat boyu bu eksiklik içinde yaşamak zorunda kalacaktı. Kadın bu çocuğun hayatına son verme kararını düşünüyordu kara kara.

 

O gece geç vakit Allah’a dua etti ve ‘’Allah’ım’’ dedi ‘’Bir istedim, iki verdin… şimdi ise birini feda etmek gibi zor bir karar ile karşı karşıya bırakıyorsun beni…ben senin verdiğin canı nasıl sonlandırabilirim ki ?... Böyle zor bir kararı ben veremem… Sakat bile olsa onu doğuracağım… Ne olur benden böyle zor bir karar vermemi isteme…’’ diye yalvardı.

 

O gece sabaha karşı kadın sancılandı. Kanama ile acilen hastaneye kaldırıldı. Düşük yapmıştı. Üstelik sakat olarak doğacak bebeği düşürmüştü. Diğeri ise sapasağlamdı.

 

Haberi hastanedeki yatağında öğrenen kadın, gözyaşları içinde şöyle dua etti;

 

‘’Allah’ım böyle zor bir kararı bana bırakmadığın için sana teşekkür ederim.’’

 

Bazen hayatın içinde zor kararlar vermek zorunda kalabiliriz.

Allah bizi bizden iyi bilendir. Zevklerimizi, isteklerimizi ve ihtiyaçlarımızı…

Kararı ona bırakmak, en doğru kararı vermek demektir.

 

Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur.

FUSSİLET SURESİ 47.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(Akın Örsmen 25.12.2008)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

   
         
   

GERİ DÖN