''KÜN'' DEMEK

 

Hepimiz küçükken büyüyünce hayalimizdeki mesleğe sahip olmak isteriz, ya bir doktor veya bir mühendis. Oysa bir şeyin olmasını sadece istemek yetmez. Onu elde edebilmek için mücadele vermek zorundayız. Bir doktor olabilmek için senelerce o konuda eğitim görmemiz gerekir. Çaba harcamadan, sadece istemekle bir şeyi elde edemeyiz. Bunun nedeni ise, elde ettiğimiz şeyin değerini anlayabilmemiz içindir. Çünkü hiç bir çaba sarf etmeden kazanılmış şeyler, değerini asla bilmediklerimizdir.

 

Bazen hayatımızda bazı şeylerin olmasını şiddetle arzu ederiz. Yılbaşı piyangosunda en yüksek ikramiyenin bize çıkmasını veya sevdiğimiz kızın evlenme teklifimizi kabul etmesini, evli isek bir çocuk sahibi olmayı isteriz. Fakat ne yazık ki, hayatta her istediğimiz şey gerçekleşmez. Zaten önemli olan da her isteğimizin gerçekleşmesi değil, bir insanın ihtiyacı olana sahip olabilmektir.

Holding sahibi olup ta, sağlıklı bir nefes alamıyorsak, holding sahibi olmamızın bize ne yararı var ki ?

 

O bir şeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektir: "Ol!" Artık o, oluverir.

YASİN SURESİ 82.

 

Oysa Cenab-ı Allah , dilediği bir şeyin olması için sadece ‘’KÜN’’ yani ‘’OL’’ der. Ve ‘’KÜN’’ dediği zaman, olacağı şeyin sonuçlarını çok iyi bilir.

 

Bir zamanlar Rabbin meleklere: "Ben, yeryüzünde bir halife atayacağım." demişti de onlar şöyle konuşmuşlardı: "Orada bozgunculuk etmekte olan, kan döken birini mi atayacaksın? Oysaki bizler, seni hamd ile tespih ediyoruz; seni kutsayıp yüceltiyoruz." Allah şöyle dedi: "Şu bir gerçek ki ben, sizin bilmediklerinizi bilmekteyim."

BAKARA SURESİ 30.

 

Eğer o ‘’KÜN’’ demeseydi, biz insanlar var olamazdık ve bu dünyanın güzelliklerinden tat alamazdık. Ve O ‘’KÜN’’ dedi, bizler varlığımızın farkına vardık. Varlığının farkına varan insanların bir kısmı ne yazık ki, Allah’ın varlığının farkına varamadılar. Oysa kendi varlığımızın farkına varmak kadar, bizi yaratanın da farkına varmak önemlidir.

 

Bizler ise hoşumuza giden bir şeyin olmasını isteriz. Hâlbuki hoşumuza gideceğini sandığımız şey belki de başkalarının veya kendi zararımıza olabilir. Bunu düşünemeyiz.

 

Bir şey sizin için hayırlı olduğu halde siz ondan tiksinebilirsiniz. Ve bir şey sizin için şer olduğu halde siz onu sevebilirsiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.

BAKARA SURESİ 216.

 

Eğer elimizde sihirli bir değnek olsa idi ve isteklerimizi gerçekleştirebilseydik, nelerin olmasını isterdik ?  Bu soruyu insanlara sorduğunuzda hemen herkes, ‘’ dünyada barış ve kardeşlik isterdim’’ şeklinde cevaplar. Oysa çoğumuzun aklında, zengin, şöhretli ve mutlu olabilmek isteği yatar. Çünkü ne kadar zengin olursak, o kadar mutlu olacağımızı sanırız. Aslında bu sadece kendimizi inandırdığımız bir yalandır.

 

Küçükken büyüyünce doktor olmayı isteriz. Büyüyünce evlenip mutlu bir yuva kurmayı isteriz. Sonra çocuk isteriz. Daha sonra da torun sahibi olmayı isteriz. Aslında bu isteklerimiz sadece düşlerimizdir.

 

Oysa Allah’ın istekleri düş değildir. Onun istekleri daima olur. Çünkü onun için imkânsız diye bir şey yoktur. Ve ondan başka ‘’KÜN’’ diyebilecek de yoktur.

 

" Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh" (Allah'tan başka ne men edecek ve ne de yapacak bir kuvvet vardır.)

 

Şimdi arkanıza yaslanın ve şöyle bir düşünün… Eğer ‘’KÜN’’ diyebilseydiniz, nelerin olmasını isterdiniz ?

 

 

 ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(Akın Örsmen 7.12.2008)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN