ÂDEM PEYGAMBER'İN CEP TELEFONU

 

Hz. Âdem,  cennetten kovulduktan sonra Sina yarımadasına, eşi Havva anamız ise, Hindistan civarlarında bir yere indirilmişti ve birbirlerini uzun süre arayıp durmuşlardı.

 

Uzun bir süre sonra Âdem’in pişmanlığı ve gözyaşlarına Cenab-ı Hak merhamet etmiş ve onları şimdiki Kâbe’nin yakınlarında bir yerde bir araya getirmişti.

 

Eğer Âdem peygamberin bir cep telefonu olsaydı, Havva anamızın sesini duyma şansına sahip olabilirdi diye şöyle bir fantastik düşünelim.

 

Size bu düşünce tuhaf ve saçma geldi değil mi? Eğer o döneme gidebilseydik ve Hz. Âdem’e cep telefonu diye bir şeyin varlığından bahsedebilseydik inanın ona da çok tuhaf ve saçma gelecekti. Oysa cep telefonunu çalıştıran teknoloji aslında Hz. Âdem zamanında da mevcuttu. Nerede mi? Tabi ki Allah’ın ilminde…

 

Aslında ilim Allah’ın kâinatı yaratıp yönetmek için koymuş olduğu kuralların silsilesine verilen genel bir tabirdir. Eğer Rabbimin ilmini bir okyanusa benzetirsek, biz insanlar onun ancak kıyısında yüzmekteyiz. Yerçekimini Newton yaratmamıştır sadece bulmuştur. Suyun kaldırma gücü Arşimet’ten önce de vardı.

 

Görmedin mi, Allah yeryüzündekileri ve denizde O'nun emriyle akıp giden gemileri sizin hizmetinize verdi. O'nun izni olmaksızın yerkürenin üstüne düşmemesi için göğü O tutuyor. Allah, insanlara karşı elbette Raûf, Rahîm'dir. HAC SURESİ 65.

 

Ortaçağda milyonlarca insan veba, cüzam, şarbon gibi hastalıklardan telef olup gitmiştir. Günümüzde artık bu hastalıklar öldürücü olmaktan çıkmıştır. Çünkü bunlar ile mücadele edebileceğimiz antibiyotikler üretilmiştir. Antibiyotiklerin içindeki hastalıklara mücadele veren ilim ve teknoloji ortaçağda da vardı. Fakat insanlar bunu bilmiyorlardı. Çünkü onlar birbirlerini yok etmek için öylesine meşguldüler ki, kendilerini asıl yok edenin ne olduğunun bile farkında değillerdi.

 

Birinci ve ikinci körfez savaşı için Amerika Birleşik Devletlerinin harcamış olduğu fon Türkiye’nin dış borçlarından fazladır. Neden? Çünkü biz insanlar yaşatmaktan daha çok yok etmek ile ilgileniyoruz. Atomu parçalamayı öğrenen insanoğlunun ilk yaptığı şey atom bombasıydı. Oysa çekirdek füzyonunun açığa çıkarttığı enerji faydalı amaçlarda kullanılabilirdi. Nitekim günümüzde nükleer tıp kanser tedavisinde oldukça büyük yarar sağlamaktadır.

 

Eğer insanlık yeryüzünde var olduğundan beri ilimi yok etmek için değil, faydalı şeyler öğrenmek ve yapmak için kullanmış olsaydık, belki de insanoğlu şu anda cep telefonu teknolojisine âdem devrinden kalma bir teknoloji olarak bakıyor olabilirdi.

 

Kim bilir belki de bugün yıldız savaşları projesini çöpe atmış, yıldızlar arasında turistik seyahatler yapıyor olabilirdik. Eğer daha ucuz ve daha temiz bir enerji bulabilseydik, bugün artan petrol fiyatlarından etkilenmezdik ve gezegenimiz daha temiz olurdu.

 

Bugün tıp adamları alternatif tıp diye adlandırılan şifa yöntemine bilimselliği olmadığı gerekçesi ile sıcak bakmamaktadırlar. Hâlbuki kullandığımız ilaçların çoğunun ham maddesi doğanın içindeki bitkilerden alınmaktadır. O halde bilimselliği yok diye bir teknolojiye karşı çıkmak pek mantıklı bir düşünce tarzı değildir.

 

Unutmayın ki,  eğer Allah dileseydi Hz. Âdem’in de bir cep telefonu olabilirdi. Çünkü o teknoloji zaten Allah’ın ilmi içersindeydi.

Peki, neden Allah ilminden insanlara biraz vermektedir? Neden ortaçağda gökten antibiyotik indirmedi de milyonlarca insan hastalıktan telef olup gitti?

 

Yeryüzünde ve kendi benliklerinizde meydana gelen hiçbir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce bir Kitap'ta belirlenmiş olmasın. Bu, Allah için çok kolaydır.  HADİD SURESİ 22.

 

Aslında o antibiyotiği indirmişti ve insanların aklını kullanıp arayarak bulması için onu doğanın çeşitli yerlerine gizlemişti. Fakat insanlar öldürmek için öylesine meşguldüler ki, aramayı akıl bile edemediler. Ve yine ne yazık ki yirmi birinci yüzyılda çağdaş modern bir dünyada bile düşünmüyorlar.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

(Akın Örsmen 30.11.2008)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 

   
         
   

GERİ DÖN