UNUTKANLIK

   
   

 

Unutkanlık, ilerleyen yaşlarda hepimizi bekleyen bir yol arkadaşı gibidir. Gençlikte kolay kolay unutmadığımız telefon numaraları, doğum günleri gibi şeyler, yaş ilerledikçe yerini isim hatta simaları bile hatırlayamama gibi ciddi unutkanlara terk edebilir. Hatta sabah kahvaltı edip etmediğimizi veya ilacımızı içip içmediğimizi dahi hatırlayamayabiliriz.

 

Ayzaymır adı verilen hastalık ilerleyen yaşlarda birçok insanda sık görülen vakadır. Fakat ben burada size gençlikteki unutkanlıklarımızdan söz etmek istiyorum. Çünkü asıl önemli ve sonraki yaşamımızı etkileyebilecek olan bu unutkanlığımızdır.

 

Bizi Yaratan’ı unutmak…

 

(O gün onlara şöyle diyeceğiz:) Bu güne kavuşmayı unutmanızın cezasını şimdi tadın bakalım! Doğrusu biz de sizi unuttuk; yaptıklarınızdan ötürü ebedî azabı tadın!

SECDE SURESİ 14.

 

Genç yaşlarda hayata bakış açımız sadece hayattan keyif almak olduğu için, biz de o yaşlarda yaşamın sadece haz veren yönlerini hatırlamak isteriz. Çünkü ölüm gibi tatsız bir şeyi hatırlamak için vakit henüz erkendir. Ancak zaman su gibi akıp gider.

 

O yıllarda sevgilimizin telefon numarasını veya doğum gününü asla unutmayız. Hayatımızı kazanmayı düşünürken, hayatın gerçek anlamını düşünmeyiz. Düşünmek istemeyiz. Çünkü hayatın omuzlarımıza yüklemiş olduğu sorumluluklar, Allah’a olan sorumluluklarımızdan ağır basar.

 

Genelde insanlar hayatın sorumluluklarının azaldığı yaşlılık döneminde daha önemli sorumluluklarının bilincine varırlar. Belki de yaşam ile ölüm arasındaki mesafe ne kadar kısalırsa hayatımız o kadar önem kazanmaktadır.

 

Gençlikte sevgilimizin doğum tarihini veya onun neleri sevdiğini hatırladığımız halde bize daima hoşgörü ile davranan asıl sevgilimizin, yaratıcımızın neleri sevdiğini nedense hatırlayamayız.

 

Garip olan şudur ki, yaşlılıkta pantolonumuzun fermuarını kapamayı bile unutabildiğimiz halde belki asıl sevgilimize olan özlemimizin artması, belki de bizi bekleyen ölüm sonrası için duyduğumuz endişe bize gençken unuttuklarımızı yaşlılıkta hatırlatmaktadır. Kim bilir?

 

Keşke gençlikteki unutkanlıklarımız, yaşlılıktaki unutkanlıklarımız ile yer değiştirebilse. Keşke gençlikte sevgilimizin doğum gününü unutsak ta, bizi biz yapan asıl sevgilimizin isteklerini hatırlayabilsek, ne güzel olurdu…

 

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

(Akın Örsmen 30.11.2008)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

   
         
   

GERİ DÖN