SETTAR

   
   

 

Esma’ül Hüsna da Allah’ın isimlerinden biri olan Settar, Rabbimizin örtücü vasfını ifade eder.

 

Ey iman sahipleri! Eğer Allah'tan korkarsanız, Allah size hakla bâtılı / iyiyle kötüyü ayırma gücü verir, kötülüklerinizi / çirkinliklerinizi örter. Allah, o büyük lütfun sahibidir.

ENFAL SURESİ 29.

 

Settar kelimesi Arapçada; örten günahları gizleyen anlamına gelmektedir. Tesettür kelimesi de Settar kökünden gelmektedir.

 

Bazen öyle şeyler vardır ki, başkalarının bilmesini öğrenmesini istemeyiz. Çünkü bu şeyler bizim için başkalarına karşı bir utanç kaynağıdır. Bu yüzden onları gizleriz.

 

Oysa günümüzde insanlarının özeline girmek, onların ayıp yada yanlışlarını deklare edip onları küçük düşürmek, topluma utandırmak için insanlar adeta birbirleri ile yarışmaktadırlar.

 

Basın dünyasında buna magazincilik tabir edilmektedir. İşin garip tarafı kendi ayıp ve kusurlarının başkaları tarafından bilinmesini istemeyen insanlar, başkalarının kusurlarını büyük bir keyifle izlerler. Magazin basını tele vole benzeri programlarla ünlülerin özel yaşamlarını gözler önüne sermekte ve bu programlar büyük reytingler almaktadır.

 

Aslında günlük yaşantımızda en çok yapmayı sevdiğimiz şeylerden biridir başkalarının özeline girmek, onların kirli çamaşırlarını ortaya dökmek ve onları el âlem’e rezil etmek.

 

Başkalarının kirli çamaşırlarını ortaya dökmek politika dünyasının vazgeçilmez bir kuralıdır.

Muhalefet yapmak adına rakiplerin açıklarını bulmak ve kamuoyunda gözler önüne sermek bu oyunun bir parçasıdır.

 

İş dünyasında bu davranış biçimi daha legal bir hal almış bir biçimde yürütülür.

Bizlere rakip olan iş arkadaşlarımızı diskalifiye edebilmek için, onların hatalarını araştırıp bulur ve amirlerinin gözü önüne sereriz ki, küçük düşsünler ve amirlerin nazarında değerimiz artsın isteriz. Bunu menfaatlerimiz doğrultusunda haklı bir rekabet sayarız.

 

İşte içimizdeki bu tecessüs, bizi yaptığımızı haklı sanmamıza neden olur.  Bu yüzden başkalarının ayıplarını araştırıp ortaya dökerken aslında ne kadar ayıp bir şey yaptığımızın farkında olmayız.

 

Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter.” (Müslim, Birr 72.)

 

Peki ya başkalarının ayıplarını araştırıp onları rezil rüsva edelim derken, bir gün gelip bizim de ayıplarımızın ortaya dökülmeyeceğinden nasıl emin olabiliriz?

 

"Toplanma günü" için sizi bir araya getirdiği gün, karşılıklı aldatış ve aldanışların ortaya çıktığı gündür. Kim Allah'a iman eder, barışa ve hayra yönelik iş yaparsa Allah onun çirkinliklerini örter ve kendisini altından nehirler akan bahçelere, içlerinde sürekli kalmak üzere yerleştirir. İşte büyük başarı budur. TEĞABÜN SURESİ 9.

 

Unutmayın dün müdür idiniz… Bugün emeklisiniz…. Yarın ise unvanınız merhum olacak.

 

Allah yar ve yoldaşınız olsun

 

(AKIN ÖRSMEN 23.2.2008)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 

   
         
   

GERİ DÖN