KADER

   
   

 

Geçen gün yolda bir arkadaşım ile karşılaştım. ‘’nereye gidiyorsun ?’’ diye sordum. ‘’Taksim’e gidiyorum…’’ diyince, şöyle bir durdum ve düşündüm ve sonra ona dönüp; ‘’sen aslında Taksim’e gitmiyorsun, Taksime gitmek için yola çıkmışsın…’’ dedim.

Ne demek istediğimi anlamamış gibi, şaşkın ve anlamsız gözler ile yüzüme baktı.

 

Hepimiz günlük yaşantımızda bu hatayı yaparız. Şuraya gidiyorum, buraya gideceğim veya şunu yapacağım gibisinden ifadeler kullanırız. Aslında kullandığımız ifade, yapmak istediğimiz şeyi belirtmekten öteye gitmez. Çünkü yapacağımızı söylediğimiz şeyler, sadece bizim ileriye dönük tasarılarımızdır, zanlarımızdır.

 

Yarın ne yapacağımızı, hafta sonu nereye gideceğimizi yada senelik iznimizde hangi tatil köyüne gideceğimizi düşünürken, yaptığımız aslında yalnızca tasarıdır.

 

Bazen yapmayı tasarladığımız bir şey, herhangi bir engel ile karşılaşabilir. Mesela, taksime gidiyorum derken, yolda bir kaza geçirmemiz hiçte imkânsız bir şey değildir. Ama bunu göz ardı ederiz.

 

Biz insanlar günlük hayatımızda, bir bilinmezlik içinde yaşamaktayız. Belirlenmiş bir bilinmezlik… işte biz buna basit anlamda ‘’kader’’ diyoruz. Kader aslında, Cenab-ı Allah’ın bizler için hazırlamış olduğu ve bilmediğimiz bir senaryodur.

 

Kısaca özetlemek gerekirse kader, başlangıcı, bitişi ve oyuncuları belli olan bir tiyatro oyunudur. Oyunu iyi yada kötü oynamak bizim elimizdedir. Eğer güzel bir oyun sergilemiş isek, sahneyi terk ederken, alkışlanırız. Aksi taktirde perde kapanırken, yuhalanırız.

 

Akşam yastığa başımızı koyduğumuzda, yarın ne yapacağımızı, nereye gideceğimizi düşünürüz… bizim için bir yarın olacak mı diye düşünmeyiz… oysa bir saniye sonramız meçhuldür…

 

Aslında bazen bilmemek daha iyidir… eğer yarın yada bir ay sonra öleceğimizi bilseydik, ne korkunç olurdu değil mi ?

Ölümden daha korkuncu, ölümü beklemektir. İşte bu yüzden Cenab-ı Allah bizim iyiliğimiz için bunu bizlerden gizlemiştir. Ve buna gayb denir.

 

Hiçbir şey için, "Ben bunu yarın kesinlikle yapacağım." deme.

"Allah dilerse" şeklinde söyleyebilirsin. Unuttuğunda, Rabbini an. Ve de: "Umarım ki Rabbim beni, bundan daha yakın bir zamanda başarıya/aydınlığa ulaştırır." KEHF SURESİ 23-24

 

Her şey Allah’ın dilemesi ile olur. Bizler ise, onun dilemesini dilemekten başka bir şey yapamayız.

 

Bir şeyi yapmak istediğimizde, ‘’kısmet olursa’’ veya ‘’inşallah’’ diye söze başlayarak, isteğimizi belirtmek daha mantıklı olur.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

Akın Örsmen (23.11.2007)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN