YANLIŞLAR DOĞRU SANILDIĞI ZAMAN

   
   

Günümüzde doğru ve yanlış kavramlarının algılanması kişilere göre değişmektedir. Benim için yanlış olan bir şey, bir başkası için doğru olarak yorumlanabilir. Mesela dedikodu yapmak bir insan için yanlış olabilir fakat günümüzde magazin basını adını verdiğimiz sektörün ana sermayesi dedikodu üzerine kuruludur. İnsanların çoğu yanlış olduğunu dilleri ile söylemelerine karşın dedikoduyu severler ve hangi ünlü nerede, kim ile, ne yapmış gibisinden saçmalıkları büyük bir keyif alarak izlerler. O kişilerin renkli hayatlarına imrenirler. Onlar gibi olmak, onlar gibi yaşamak isterler. Ve giderek bu istek tutkuya dönüşür.

 

Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin! Allah, herşeyi iyice bilmektedir. NİSA SURESİ 32.

 

Bugün ünlüler gibi yaşamak isteyen genç kızların bir çoğunun sonu lalelide bir otelde noktalanır. Birçok insan bu renkli yaşamlara olan özentileri yüzünden aile problemleri yaşar. Bir kısmı da, o insanlar gibi yaşayabilmek için borç batağına saplanır.

 

İşte doğrunun nerede bitip, yanlışın nerede başladığını bilmediğimiz için, yaptığımızın ve inandığımızın doğru olduğunu sanırız. Oysa ki, doğrunun nerede bitip, yanlışın nerede başladığını Cenab-ı Allah’tan başkası bilemez. Ve doğru sandığımız bu yanlışlar giderek doğruların yerini alır. Ve bizler bizden sonraki nesillere yanlışları doğruymuş gibi aktarırız.

 

Lut kavmi zamanında yanlış bir davranış biçimi olan eşcinsellik, bugün insanlar tarafından kabul ve rağbet görmektedir. Eşcinseller el üstünde tutulmaktadır. O kadar ki, eşcinsel olmayanlar bile, eşcinselmiş gibi davranarak itibar görmektedirler, sahnelerde alkışlanmaktadırlar.

 

Eğer bu insanların yapmış oldukları doğru ise, tarih boyunca lanetlenen kavimler boşuna mı helak edilmişlerdir ?...

 

Ve Lut... Toplumuna şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbirinin yapmadığı bir iğrençliğe mi girişiyorsunuz?" "Siz, kadınları bırakıp şehvetiniz yüzünden erkeklere gidiyorsunuz. Doğrusu siz sınır tanımayan bir topluluksunuz." A'RAF SURESİ 80-81

 

İşte yanlışların zaman içersinde toplum tarafından doğruymuş gibi algılanması bu şekilde olmaktadır.

 

Toplumun bir kesimi yanlışlar içinde bocalarken, diğer bir kesimi ise onların bu yanlışlarını doğru sanarak ve onların yaşantılarına imrenerek giderek yozlaşmaktadır.

 

Bugün kime sorsanız hırsızlığın, başkalarının hakkına tecavüz etmenin yanlış olduğunu size söyleyecektir. Fakat ne yazık ki, günümüzde hırsızların birçoğu bizleri yönetsin, bizlere adalet dağıtsın diye seçtiğimiz idarecilerdir. Ve bunlar sadece bir ekmek değil, fırın çalmanın peşindedirler. Fakat ne gariptir ki bu hırsızlar, tutuklanmazlar. Aksine aklanırlar. Ve kamuoyunda dürüst, ahlaklı insanlar olarak saygınlık görürler. Çünkü onların dokunulmazlıkları vardır. Çünkü onlar kendilerini koruyacak, haklı çıkartacak kanunlar üretmişlerdir. Ve bu insanlar topluma örnek teşkil ederler. Bu insanları kendilerine örnek alan toplum ise, yanlışı doğru sanır, sanmasa bile işine öyle geldiği için aynisini uygular ve giderek toplum yozlaşır.

 

‘’benim memurum işini bilir…’’ felsefesini insanlara benimseten idareciler, bugün rüşvet ile mücadele ettiklerini utanmadan ulusa seslenişler ile dile getirmektedirler.

 

Eğer kendinize ait bir doğrunuz yok ise, başkalarının yanlışlarını doğru kabul edersiniz. Ve giderek yanlışlar doğruların yerini alır.

 

Yanlışlar doğru sanıldığı zaman, bilin ki; yolsuzluk yol olmuş demektir.

 

De ki: "Ey insanlar! Şu bir gerçek ki hak size Rabbinizden gelmiştir. Artık doğruya yönelen kendi benliği için yönelir; sapan da kendi benliği aleyhine sapar. Ben sizin üzerinize vekil değilim." YÛNUS SURESİ 108.

 

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

(AKIN ÖRSMEN 20.11.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN