KORKULARIMIZ

   
   

 

Sabah işe ya da okula giderken çevrenizdeki insanlara şöyle bir bakın…

Ne görüyorsunuz ?... Asık suratlı, gergin, sinirli ve mutsuz insanlar değil mi ?.. En ufak bir bahane ile kavgaya hazırlar…

 

Evet, yaşadığımız toplum insanları depresyon içinde ve mutsuz…

Onları böylesine gergin yapan nedir peki ? Hayat şartları, ekonomik zorluklar, aile içi huzursuzluklar ve hepsinden önemlisi ise doyumsuzluktur…

 

Bir insan her şeye sahip olsa bile sahip oldukları onu mutlu etmez,…daha fazlasını ister…. Çünkü daima sahip olmak istediği bir şeyler vardır… bugün bir eviniz varsa bir de yazlığınız olsun istersiniz… bir evi bile olmayanları düşünmezsiniz… arabanızın modeli bir yıl eskidi mi yeni modeli ile değiştirmek istersiniz… tekerlekli bir arabaya ihtiyacınız olmadığı için şükür etmezsiniz…

 

İşte bu doyumsuzluk insanları bunalıma iter… özellikle zengin aile çocuklarının hırçın ve mutsuz olmasının ardındaki gerçek budur… ailesi maddi her türlü imkânı sağlamıştır fakat onun ihtiyacı olan sevgiyi vermemiştir.

 

Biz insanlar, mutluluğu hep maddi şeylerde ararız. Ne kadar zengin olursan o kadar mutlu olacağımızı sanırız. Oysa ki mutluluk kendi içimizdedir… orada aramak aklımıza bile gelmez. Bazen tatlı bir tebessüm ya da birinin hatırınızı sorması, bize ilgi ve sevgi göstermesi bizi mutlu eder.

 

Evet, hayat şartları zor… insanların geçimlerini sağlayabilmeleri,  ayın sonunu getirebilmeleri gerçekten çok zor… fakat bu aslında arkasına sığındığımız bir bahaneden başka bir şey değildir. Mutluluğu yakalayamamamızdaki asıl neden, korkularımızdır…. Korkularımız bizi hoşgörüden, yardımseverlikten uzaklaştırır… ve korkularımız, şeytanın bize vermiş olduğu telkinlerden başka bir şey değildir….

 

Ve de ki: "rabbim, şeytanların dürtüklemelerinden sana sığınırım!"

"onların, başıma üşüşmelerinden de sana sığınırım rabbim!" müminun suresi 97-98

 

Hepimiz ‘’bu hayat pahalılığında nasıl geçineceğiz ?’’ gibi düşüncelerle karşılaşırız. İşte bu düşünce, bizim, bizden daha kötü durumda olan birine yardım etmemizi engeller… çünkü ona yardım edersek, kendimizin yardıma muhtaç duruma düşeceği korkusu kalbimize bir yılan gibi çörekleniverir. Çünkü şeytan bu şekilde düşünüp yardımseverlik yönümüzü baltalamak ister.

 

Şeytan sizi fakirlikle korkutur, size görünür görünmez çirkinliklere sürükler, allah ise size kendisinden bir bağışlanma ve lütüf vaat eder. Allah, vâsi'dir, alîm'dir. Bakara suresi 268.

 

Oysa ki İslam'ın ilkelerinden biri de; yardımlaşmaktır….

 

Düşünün bir kez… hepimiz bir seyahate çıkarken yolda bir kaza geçirip, ölmekten ya da sakat kalmaktan korkarız… aslında bu ihtimal hep vardır… ama çoğu zaman bunu düşünmeyiz. Oysa şeytan bize bunu düşündürerek, huzursuz ve bunalım içinde olmamızı ister.

 

Çünkü bunalım içindeki bir insan, isteyerek ya da istemeyerek çevresindekilere karşı kırıcı olur. Şeytanın asıl amacı da budur… birbirimizin kalbini kırmamız onu mutlu eder.

 

Güzel, yapıcı bir söz, bir bağışlama, ardından bir eziyet gelen sadakadan daha üstündür. Allah ganî'dir, cömertliğine sınır yoktur; halîm'dir, hoşgörüsüne sınır yoktur.

Bakara suresi 263.

 

Oysa İslam'ın ilkelerinden bir diğeri de hoşgörüdür…

 

Çağımızın hastalığı stres ve panik ataktır. Bugün yapılan istatistiklere göre, on kişiden birinde görülen panik atak, zaten mevcut olan fakat üzerinde durmadığımız korkularımızın şeytan tarafından körüklenmesi ile ortaya çıkan ruhsal bir sıkıntıdır…

 

“Onları -ne olursa olsun- şaşırtıp-saptıracağım, en olmadık kuruntulara düşüreceğim….NİSA SURESİ. 119)

 

Peki bu durumda ne yapmak gerekir?

 

Eğer şeytandan gelen kötü bir dürtü seni dürtecek olursa hemen Allah'a sığın! Çünkü en iyi işiten o'dur, en iyi bilen o... Fussilet suresı 36.

 

Allah sevgi ve mutluluğun simgesidir. Onu düşününce, kötülük düşünemezsiniz… onu düşününce korkularınız yok olur…

Onu düşününce kendinizi daha mutlu hissedersiniz.

 

Kimileri dertleri bahane edip Allah’tan uzaklaşır. Kimileri ise dertleri fırsat bilip Allah’a yaklaşır.

 

Huzurlu ve mutlu günler dileği ile,

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

 

(Akın Örsmen 14.4.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN