HAYATIN ANLAMI

   
   

Eski zamanların birinde bir adam hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı. Bulduğu hiçbir cevap ona yeterli gelmemiş ve başkalarına sormaya karar vermiş. Ama aldığı cevaplarda ona yetmemiş. Fakat mutlaka bir cevabi olmalı diyormuş. Ve dolaşıp herkese bunu sormaya
karar vermiş. Köy köy, kasaba kasaba, ülke ülke dolaşmış. Bu arada zamanda durmuyor tabiî ki...Tam umudunu yitirmişken bir köyde konuştuğu insanlar ona; Şu karşıki dağları görüyor musun? Orada yaşlı bir bilge yaşar! İstersen ona git. Belki o sana aradığın cevabi verebilir.
demişler. Çok zorlu bir yolculuk sonunda Bilgenin yaşadığı eve ulaşmış adam. Kapıdan içeri girmiş ve bilgeye hayatın anlamının ne olduğunu sormuş. Bilge; Sana bunun cevabını söylerim. Ama önce bir sınavdan geçmen gerekiyor.demiş. Adam kabul etmiş. Bilge bir çay kaşığı vermiş adamın eline ve içine de silme bir şekilde zeytinyağı doldurmuş. Şimdi çık ve bahçede bir tur at tekrar buraya gel. Yalnız dikkat et! Kaşıktaki zeytinyağı eksilmesin, eğer bir damla eksilirse
kaybedersin... Adam gözü çay kaşığında bahçeyi turlayıp gelmiş. Bilge bakmış; Evet, kaşıkta yağ eksilmemiş, peki bahçe nasıldı? Adam şaşkın. Ama! Ben kaşıktan başka bir yere bakmadım ki... Bilge; Şimdi tekrar bahçeyi dolaşmalısın. Kaşık yine elinde olacak ama
bahçeyi inceleyip de gel. Adam tekrar bahçeye çıkmış. Gördüğü güzellikler onu büyülemiş.
Muhteşem bir bahçedeymiş çünkü...Geri geldiğinde bilge, adama bahçe nasıldı diye sormuş... Adam gördüğü güzellikler karşısında büyülendiğini anlatmış. Bilge gülümsemiş; Ama kaşıkta hiç yağ kalmamış demiş ve eklemiş: Hayat senin bakışınla anlam kazanır. Ya sadece bir noktayı görürsün hayatin akıp gider, sen farkına varmazsın, Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin tam ortasında hayatı yaşarsın, akıp giden zamanın anlam kazanır..."
"Hayatının anlamı senin bakışlarında gizlidir!"

 

Evet, hepimizin elinde zeytinyağı dolu bir kaşık vardır. Bu kaşık çoğu zaman işimizdir. İşimizi kaybetmemek için bir çok şeyi görmezden geliriz.

 

Bazen bu kaşık malımız mülkümüz olur. Mal ve mülk tutkusu gözlerimizi öyle kör etmiştir ki, başka hiç bir şey göremeyiz. Bazen de bu kaşık mevkiimiz, unvanımızdır. Gözümüz öylesine yükseklerde olur ki, ayağımızın altındaki gül bahçesini fark edemeyiz.

 

Ama hepsini ortak bir özelliği vardır; hırsımız, kibrimiz ve tamahkarlığımız…işte gözümüzü kör eden, gözümüzü elimizdeki kaşıktan ayırmaktan alıkoyan ve Allah’ın güzelliklerini görmemizi engelleyen budur…

 

Oysa hayatın gerçek anlamı Kuran-ı Kerim de buyrulduğu gibidir;

 

Ben, cinleri ve insanları bana ibadet etmeleri/benim için iş yapıp değer üretmeleri dışında bir şey için yaratmadım. ZARİYAT SURESİ 56.

 

Hayatımızı kazanmayı düşünürken, hayatın gerçek anlamını düşünmeyiz.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(Akın Örsmen 29.3.2006)

 

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN