TEFERRUATLER

   
   

"Mustafa Kemal teferruat ile uğraşmayı sevmezdi."- F. R. Atay.

 

Biz insanlar, hayatımız boyunca hep teferruatlara takılı kalıp, meselenin özünden uzaklaşırız ve farkına bile varmadan kendi kendimizi mutsuz ederiz.

 

Bunun en çarpıcı örneğini din konusunda gözlemleyebiliriz. Namaz kılarken bir takım detaylar, birtakım kişilerce o namazın kabul olacağı ya da olmayacağı şeklinde hükümler, fetvalar vermesine neden olur. Oysa ki namaz esnasında ellerimizi koyuş şeklimiz, fatiha suresini okumamız ya da okumamamız değildir önemli olan… önemli olan, Allah’ın huzurunda nasıl bir huşu içinde olduğumuzdur.

 

Sakal bırakmak ya da bırakmamak değildir, insanı mümin yapan… imanı kıl ile değerlendiremezsiniz…Hz. Peygamberin yaşadığı dönem giydiklerini giyerek İslam’ı yaşayamazsınız….Hz. Peygamberin örnek ahlakını, dürüstlüğünü ve güvenirliliğini taklit etmeye çalışarak iman sahibi olursunuz… düşünün ki; Hz. Peygamber günümüzde yaşamış olsaydı, belki de kravat takacaktı kim bilir ?...  O zaman ona benzemek için kravat mı takacaktınız ?... Teferruatlar değildir önemli olan….meselenin özüdür….ve biz insanlar nedense hemen her konuda meselenin özünü terk edip teferruatlara takılıp kalırız….

 

Hatta günlük hayatımızda bile bunun çarpıcı örnekleri mevcuttur;

 

Mesela, ayakkabı alacak paramız yok diye üzülürüz…ayaklarımız var diye sevinmeyiz….evimizin küçük olduğundan yakınırız…gecekonduda yaşayanları yada evsizleri düşünmeyiz….mutlu bir evliliğimiz var diye sevinmeyiz…eşimizin dağınıklığı bizi mutsuz eder…bir bebeğe bakmanın büyütmenin zorluklarından yakınıp dururuz ama çocuk sahibi olmak için büyük mücadeleler veren insanları düşünmeyip bu lütuf için Allah’a teşekkür etmeyiz….

 

Anlayacağınız; biz habire yakınırız…birtakım teferruatlardan yoksun oluşumuz, bizi meselenin özünden uzaklaştırıp teferruatlara takılarak mutsuz olmamıza neden olur…

 

Sahip olmadıklarınızı unutup sahip olduklarınızla mutlu olmaya çalışın… çünkü daima sahip olmadığınız bir şeyler vardır….

 

Kendinize acımayı bırakın !... Daima bardağın su dolu tarafını görmeye çalışın…teferruatlara takılıp halinize hayıflanmak, sizi isyana ve küfre, bardağın su dolu kısmını görmeye çalışmak ise sizi şükre ve tefekküre götürür…

 

Unutmayın ki; gerçek mutluluk Allah’a şükür ile başlar…

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(Akın Örsmen 12.3.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN