ARABANIZ VAR MI ?

 

Eğer arabanız varsa karbüratür’ün yerini biliyor musunuz ?

 

Peki ya volan kayışı nerededir ?

 

İnsanların çoğu araba kullanmayı bilir…. Ama araba gittiği sürece kullandığı şeyin detayları ile ilgilenmez…. Ne zaman ki araba bir problem çıkarır ve yolda kalır… işte o zaman arabanın nasıl çalıştığı onun için önem kazanır….

 

Bugün bir hayatı yaşıyoruz….geziyoruz…eğleniyoruz… çalışıyoruz… para kazanıyoruz….

 

Bir gün….hiç bilmediğimiz küçücük bir virüs bizi yatağa çivilediği zaman….işte o vakit sağlığımız bir anda önem kazanıyor….sağlıklıyken kazandığımız tüm serveti bu hastalıktan kurtulmak uğruna harcıyoruz. Ve bazen ne yazık ki bir servet bile sağlığımızı kazandırmaya yetmiyor…..

 

İnsanlar genelde her şey yolunda gittiği sürece sistemin nasıl çalıştığı ile pek ilgilenmezler…. Mesela….kuraklık olmadan yağmurun nasıl yağdığı onlar için pek önemli değildir….üstelik onlar için yağmur, genelde işten eve dönüşte trafiği aksatan bir beladır…..

 

Deprem olmadan depremin nasıl oluştuğu hakkında pek bilgi sahibi olmayız…ilgilenmeyiz….17 ağustos gününü hatırlayın… herkes adeta bir deprem uzmanı olmak için en ince ayrıntısına kadar konu ile ilgili bültenleri izliyordu…. Kimileri internetten günlük deprem durumunu ve teknolojideki gelişmeleri takip ediyordu……

 

Peki ya ölüm ?.... Bize hep uzak sandığımız….yada uzak olmasını arzuladığımız ölüm…. Hatırlamak istemediğimiz…konusu açıldığında ise….’’böyle tatsız şeyler konuşmayalım’’ dediğimiz ölüm…..

 

Ölüm hakkında ne biliyoruz ?.....

 

Doğru ya…. Bizler…her şey yolunda gittiği sürece sistemin nasıl çalıştığı ile pek fazla ilgilenmeyiz……peki ya vücut ismini verdiğimiz ve bizi bu dünyada seyahat ettiren arabamız bir gün aniden arıza yaparsa eğer ?....mesela motorumuz yani kalbimiz bir gün aniden teklerse ve bizi yolda bırakırsa ? Ne yaparız……

 

Eğer arabamıza iyi bakmış ve onun nasıl çalıştığı ile ilgilenmişsek… o harikulade makinenin  nasıl çalıştığını ve onu yapan ustanın mükemmel tasarımını düşünüp ona bize böyle bir makine lütfettiği için teşekkür etmiş isek,… o vakit…. Bu arabanın bir gün kullanılmayacak duruma gelebileceğini….bizi artık seyahat ettiremeyeceğini….motorunun bir gün tekleyeceğini… yani ölümü düşünmüşsek eğer…. İşte o zaman dünya hayatının gerçeğini görmüş ve bu arabanın gerçek sahibi olmadığımızı, sadece kiralamış olduğumuzu ve bir gün sahibine teslim edeceğimizi idrak etmişiz demektir….

 

Biz insanlar, her şey yolunda gittiği sürece sistemin nasıl çalıştığı ile ilgilenmeyiz…..bu dünyayı kimin ve neden yarattığı ile….etrafımızda gördüğümüz, çeşit çeşit hayvan ve bitkinin neden bizim emrimize verildiği ile….ve bunların karşılığında bizden, bizi yaratan yüce rabbimizin ne istediği ile nedense pek ilgilenmeyiz…..

 

Yaşarız… günümüzü gün ettiğimizce….eğleniriz….çalışırız…. Kazanırız….ve bolca harcarız….. Ama değerli vaktimizi bize tüm nimetleri sunmuş olan rabbimizi hatırlamak adına harcamak bizim için bir zaman kaybıdır…..çünkü zaman bizim için değerlidir…..bu dünyadaki geçirdiğimiz zaman…. Ve böyle gereksiz şeyleri düşünmek ve ona teşekkür etmek için zaman harcamak gibi bir lüksümüz yoktur…..

 

Çünkü bu dünyadaki geçirdiğimiz zaman çok önemlidir…..ve her saniyesini doya doya dünya için harcamak bizim için daha doğru bir yatırımdır…..

 

Peki ya ölüm ? Sizce bir son mudur ?....ölünce her şey bitecek mi ?

 

Ne doğum bir başlangıçtır…..ne de ölüm bir sondur…….

 

Eğer ölümden sonra bir yaşamın varlığına inanıyorsanız…. Yatırımızı iyi yaptınız mı ?.... Hangi tahvilleri aldınız ?....dolar veya mark biriktirdiniz mi ?....

 

Oraya hiç gidip görmedim ama şundan emin olun ki; orada ne dolar ne mark nede hisse senedi geçiyor….sizi temin ederim…

 

Biz insanlar ne yazık ki… şahsi menfaatimize yarar sağlayacak yada varlığımızı tehdit edecek bir durum söz konusu olduğunda konu ile ilgilenmeye başlarız……

 

Ve ölüm…. Hepimizi bekleyen  kaçınılmaz bir gerçektir….

 

Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Ve her benlik, yarın için önden ne gönderdiğine bir baksın. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır. HAŞR SURESİ 18.

 

Allah yar ve yoldaşınız olsun.

 

(Akın Örsmen 16.2.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN