ALLAH'IN ADALETİ

   
     

Yaşadığımız hayata şöyle bir bakın;

Bir yanda 300-400 milyonla 4-5 nüfus geçindirmeye çalışan insanlar, diğer yanda bu kişilerin bir yıllık kazancını bir gecede kumar masasında yada gece kulüplerinde bırakan insanlar….

Şimdi bir çoklarının aklına şu soru gelebilir;

Bu Allah’ın adaleti midir ?

Allah her canlının rızkını temin etmiştir... ve imtihanın bir gereği olarak, kimine az, kimine rızk vermiştir...

 

Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak. İSRA SURESI 18.

 

Âhiret ekini isteyenin o ekinini artırırız; dünya ekini isteyene de ondan veririz. Ama böylesi için âhirette bir nasip yoktur.

ŞÛRA SURESİ 20.

 

Rabbinin rahmetini onlar mı bölüştürüyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Ve onların kimini kimine derecelerle üstün kıldık ki, bazısı bazısını tutup çalıştırsın. Rabbinin rahmeti, onların derleyip topladıklarından daha hayırlıdır.

ZÜHRUF SURESI 32.

 

Allah yolunda harcama yapın/nimetleri paylaşın; kendi ellerinizde kendinizi tehlikeye atmayın! Güzel düşünüp güzel işler yapın! Çünkü Allah, güzellik sergileyenleri sever.

BAKARA SURESİ 195.

 

Şimdi düşünün bir kez; Allah herkese zenginlik vermiş olsaydı eğer… dünyada açlık çeken hiçbir insan olmasaydı….. nasıl bir imtihan sorusu olabilirdi ki ?

 

Zenginlerin imtihan sorusu zenginlikleridir… bakalım verdiklerimi ihtiyacı olanlar ile paylaşacak mı ? Yoksa bencilliği ve tamahkarlığı ile hepsine el mi koyacak sorusudur…..

 

Hiç tavuklara yem verdiniz mi ? Ve onları seyrettiniz mi ?

 

Hiçbir tavuk önündeki yemi yemez… yanındaki tavuğun önündeki yeme saldırır,… hatta o tavuk yemesin diye bir de kafasına gaga atar……işte insanlar da bencillikleri ile ayni bu tavuklar gibidir…. Önüne konulana razı olmaz….başkalarının haklarını ellerinden alırlar……

 

Bugün…. Çalışıp kazanarak….alnının teri ile sıfırdan milyarder oldum diyen insan yalan söyler….çünkü alın teri ile çalışarak kazanarak milyarder olunmaz….o insan ya vergi kaçırmıştır…

 

Ya güç kullanarak mafya yöntemleri ile zengin olmuştur….ya çalışanlarına hak ettiği ücreti vermemiştir….ya da bir yakının bu yollar ile kazanmış olduğu servete miras yolu ile konmuştur…..

 

Bir panelde; merhum Sakıp Sabancı’ya şöyle bir soru sormuşlardı;

‘’nasıl zengin oldunuz ?’’ Sabancı’nın cevabı şu oldu; ‘’çalışacaksın….çalışacaksın….çalışacaksın’’

 

Sakıp Sabancı nasıl zengin olmuştur biliyor musunuz ?;

 

Babası Hacı Ömer Sabancı; bir tarihlerde Adana’da musevi bir ortağı iş yapmaktaydı….11 aralık 1942 tarihinde devletin ikinci dünya savaşına karşı almış olduğu bir önlem olarak çıkartılan ‘’varlık yasası’’ ile birlikte musevi ortağı devletin koymuş olduğu ağır vergi yükünü ödeyemediği için, Erzurum Aşkale’ye taş kırmaya gönderildi…ve tüm malını mülkünü arazilerini ortağı Hacı Ömer sabancıya devretti….döndüğünde geri almak üzere….

Oysa geri döndüğünde….mallarını geri alamadı….üstelikte bir temiz sopa yedi……(1942 yılındaki milli koruma kanunu’nun Türkiye’de yarattığı milyonerlerin öyküsünü Yılmaz Karakoyunlu’nun ‘’salkım hanım’ın taneleri’’  isimli romanından okuyabilirsiniz…)

 

İşte sabancı imparatorluğu böyle kurulmuştur…..

 

Gelelim 12 eylül 1980 ihtilaline…. İhtilal sonrası koyulan önlemler iş adamlarına yaramıştır…. Ve merhum Turgut Özal zamanında Türkiye’de  ‘’Özal’ın prensleri’’ adı altında trilyonerler doğmuştur…..Engin Civanlar….Halil bezmenler….mal varlığı hala satıla satıla bitirilemeyen Cem Uzanlar yaratılmıştır….parasının haddini ve hesabını bilmeyen trilyonerler… bunlar hep fakir halkın kesesinden aktarılan paralar ile bu günlere gelmişlerdir…..hayali ihracatlar….vergi kaçakları….ve sonunda bu vergi yükleri yine fakir vatandaşın sırtına zam ve enflasyon adı altında yüklenmiştir…..

 

Şimdi size soruyorum;

 

Bu Allah’ın adaleti midir ?

 

Yoksa insanların adaletsizliği mi?

 

Allah herkesin rızkını vermiştir…. Ama bazı uyanıklar….bu haklara el koymuşlardır……

Bazı insanların zengin olarak,bazılarının fakir olarak dünyaya gelmesi imtihanın adaletine aykırı mı ?  Diyebilirsiniz

Cenab-ı Allah şöyle diyor;

Yemin olsun ki sizi korku, açlık; mallardan-canlardan-meyvelerden eksiltme türünden bir şeyle mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele. BAKARA SURESİ 155.

Cevabın altı çizilidir.

Allah diyor ki; bakalım kuluma mal mülk verdiğim vakit beni hatırlayacak mı ? Ona verdiğim malı Allah için infak edecek mi ? Fakirlere yardım edecek mi ? Yoksa bencillik ve hırs içinde verdiklerimi kendine mi saklayacak ?

Yada elindeki malı aldığım vakit bana isyan edecek mi ? Yoksa sabredip, kanaatkar olup yine bana şükredecek mi ?

Cenab-ı Allah’ın  kötü günleri niye verdiğini sanıyorsunuz ?

Allah, kötü günleri, iyi günleri değeri anlaşılsın diye verir.

Bir anneye doğum anında sancılar verir, doğurduğu bebeğin kıymetini daha iyi anlasın diye....

Acıyı tatmayan biri ,  acısız bir yaşamı... Hasta olmamış biri sağlığının değerini.... Fakirliği yaşamamış biri fakirin çektiklerini... Tok biri aç birinin durumunu bilemez. İşte oruç tutmamızın bir nedeni de budur.

Ve yine Allah ;

Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var!  İNSİRAH SURESI 5.  

Diyerek sabrın ve tevekkülün önemini vurgular.

Bir de paylaşma olayı vardır, yeryüzünde bir sürü insan fakirlik ve açlık içinde bu adil mi diyorsanız eğer,…

Bu Allahın adaletsizliği değil, insanların ayıbıdır.......

Bence kendinize şu soruyu sormalısınız;

‘’En son olarak ne zaman bir fakire sadaka verdim ?’’

 ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

Akın Örsmen (19.1.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN