ALTINDAN SARAYLAR

   
   

Duyu organlarımızın bir algılama sınırı vardır. Her frekanstaki sesi duyamayız, her foton ışığı göremeyiz kızılötesi , morötesi v.s. (hatta belki de yapay cihazlarla bile tespit edemediğimiz ışık türleri vardır.)

 

Beynimizde ayni duyu organlarımız gibi belli sınırlar içinde çalışmaktadır. Bazı şeyleri anlayabilmekte güçlük çekeriz.

 

Bunun nedeni de her şeyi etrafımızda gördüklerimize göre algılama ve yorumlamamızdandır. Mesela hayatınız boyunca hiç fil görmemiş olsanız (resmini bile) fil gibi bir yaratık düşünemezsin hatta resmini bile çizemezsiniz.

 

Allahın bize öğrettiklerinin dışında bir bilgimiz yok. Bu yüzden zenginlik bizim gördüğümüz, bildiğimiz kadarıyla altın, yakut, zümrüt gibi nesnelerle tanımlanır. Eğer bu dünyada demir nadir bulunan bir element olsaydı demir altından daha değerli olacaktı. Ya da hiç bilmediğimiz tahayyül bile edemeyeceğimiz bir element olsaydı ve bu insanlara uçmayı sağlasaydı. O element altından daha değerli olacaktı.

 

Şu da bir gerçek ki Karun, Mûsa kavmindendi. Onlara karşı şımarıklık/azgınlık yaptı. Ona öyle hazineler vermiştik ki, anahtarlarını taşımak, kuvvetli bir grubu bile zorluyordu. Kavmi ona şöyle demişti: "Şımarma, çünkü Allah, şımaranları sevmez." KASAS SURESI 76.

 

Burada bahsi geçen zenginliğin kaynağı '' altın otu'' diye bahsi geçen bir maddedir. (bir zamanlar simya'nın doğuş nedeni insanların bu maddeyi bulma çabalarıdır.) Bu madde demiri altına çeviren bir madde idi. Ve Hz. Musa'ya Cebrail a.s. tarafından Allahın izni ile indirilmiştir. Ve sahip oldukları Karun'u zengin, mutlu fakat şımarık ve zalim yapmıştı.

İnsanların bir çoğu (istisnalar hariç) ne kadar zengin olurlarsa o kadar mutlu olacaklarını sanırlar. İşte bu yüzden hayatları boyunca ebediyken sahibi olamayacakları mal ve mülk için bir ömür boyu çalışırlar.

 

Yaratan yarattığımın bu zaafını bilmiyor mu ? Tabi ki biliyor.

 

Belki ahiret hayatında bizi altından saraylar beklemiyor. Belki zümrütten köşklerde yok.. Ama tüm hazinelerden çok daha değerli bir şey bizi bekliyor..... O da Allah’ın sevgisi....

 

Ne yazık ki insanların çoğu(istisnalar hariç) bunu fazla önemsemiyor. Bu yüzden onun sevgisini kazanmaya çalışmak dururken, insanların sevgisini ve itibarını kazanmayı , bunun içinde mal mülk sahibi olmayı yeğliyor. Çünkü ne yazık ki, bu dünyada mal mülk sahibi olanlar itibar görüyor.

 

Bence insanlar önce şunu çok iyi anlamalıdırlar;

 

Hangi hayatımızda (dünya-ahiret) daha fazla kalacaksak, onun için daha fazla çalışmalıyız. Mal ve mülk hırsı içinde ahiret yaşamını unutmamalıyız.

 

Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Ve her benlik, yarın için önden ne gönderdiğine bir baksın. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır. HAŞR SURESİ 18.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

 

(AKIN ÖRSMEN 28.2.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 

   
         
   

GERİ DÖN