MAHCUP OLMAK

   
   

 

Geçen gün evde temizlik vardı. Bizim hanım’a dedim ki; ‘’ ev zaten temiz… üstelik bize fazla gelen giden de olmuyor. Neden temizlik gerekiyor ?’’

Bana dedi ki; ‘’ eğer biri gelirse mahcup oluruz.’’

 

Biz insanlar hayatımız boyunca hep birilerine mahcup olmamak için bir takım şeylere kendimiz zorunlu hissederiz.

 

Okul dönemlerimizde, arkadaşlarımıza, öğretmenlerimize yada ailemize mahcup olmamak için ders çalışırız. Sıradan bir üniversite kazanırsak, sanki ayıp bir şeymiş gibi, gizlemeyi tercih ederiz. ‘’elalem ne der ?’’ mantığı ile hareket ederiz.

 

İşyerimizde üstlerimize karşı mahcup olmamak, kendimiz gösterebilmek ve onların hoşnutluğunu kazanabilmek için var gücümüz ile çalışırız. Hatta bu insanlara yaranabilmek, mesai arkadaşlarımızın üstüne çıkabilmek için, onların olumsuz yanlarını üstlerimize hiç çekinmeden aksettiririz ki, bizim onlardan daha iyi olduğumuz izlenimini verebilmek, amirlerimizin gözüne girebilmek için….

 

Eğer moda renk sarı ise, sırf komşularımıza modayı takip ediyormuş izlenimini verebilmek için evimizi sarı renge boyatırız… sarıdan hoşlanmasak bile…

 

Bir arkadaş toplantımızda, entel bir izlenim verebilmek için, Türkçemizi katlederiz… dilimizde olmayan yabancı sözcükler kullanıp onlara, onlardan daha bilgisiz olmadığımızı kanıtlamaya çalışırız… hiç bilmediğimiz teknik konularda bile, sanki çok şey biliyormuşçasına atıp tutarız… hiç yurt dışına çıkmamış olsak bile, Fransa’daki anılarımızdan bahsederiz….

 

Menfaatimiz olan insanlarla iyi geçinmeye, onları öncelikle hoşnut etmeye özen gösteririz. Çevremizdeki insanlara mahcup olmamak ve onların hoşnutluğunu kazanabilmek için tüm bunları yaparken, bir şeyi hiç hesaba katmayız…

 

Bizleri yoktan var eden, bu dünyanın nimetlerini önümüze seren, bizi rızıklandıran ve bizi koruyan yüce Allah’a karşı mahcup olabileceğimizi

Asla düşünmeyiz… düşünmek istemeyiz…

 

Bir gün yüce divan kurulduğunda ve bizlere; ‘’dünyada Allah için ne yaptın ?’’ sorusu yöneltildiğinde tüm benliğimiz saracak olan derin bir utanç bizi fazla ilgilendirmemektedir…

 

İşte bu yüzdendir ki,…Allah’ın rızasını kazanmak yerine kulların rızasını kazanmaya çalışırız….

 

İşte bu yüzdendir ki,… insanlara karşı duyacağımız mahcubiyet, Allah’a karşı duymamız gereken mahcubiyetin önüne geçmektedir…

 

Çünkü bizler ölümü pek fazla düşünmeyiz…

 

Misafirlere mahcup olmamak için evimizi değil, Allah’a mahcup olmamak için kalbimizi temizlemeliyiz…

 

Her ne kadar maaşınızı ödeyen kağıt üzerinde işvereniniz olsa da, aslında sizin maaşınız ödeyen Cenab-ı Allahtır. O halde kula kulluk değil, Allah’a kulluk etmemiz gerekir.

 

 

HZ İBRAHİM’İN ETTİĞİ DUADAKİ GİBİ;

 

77. "Şüphesiz onlar benim düşmanım. Ama âlemlerin Rabbi dostum."

78. "O yarattı beni, O yol gösteriyor bana."

79. "O'dur beni doyuran, suvaran."

80. "Hastalandığında O'dur bana şifa ulaştıran."

81. "Beni öldürecek, sonra diriltecek O'dur."

82. "Din gününde hatalarımı affetmesini umup durduğum da O'dur."

83. "Rabbim, bana hükmetme gücü/hikmet bağışla, beni hak ve barış seven iyiler arasına kat!"

84. "Sonradan gelecekler arasında benimle ilgili doğru/isabetli bir dil oluştur."

85. "Beni, nimetlerle dolu cennetin mirasçılarından kıl."

87. "Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."

88. "Bir gündür ki o, ne mal fayda verir ne oğullar."

89. "Yalnız temiz bir kalple Allah'a varan kurtulur."

ŞUARA SURESİ

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN.

 

YOL GÖSTERİCİ

(AKIN ÖRSMEN 13.11.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN