HESAP İŞİ

 

Benim çocukluğumda şimdi olduğu gibi süper marketler yoktu. Bir tek migros vardı o da her semtte bulunmazdı. İnsanlar haftalık alışverişlerini mısır çarşısından yaparlardı. Ailece hafta sonları mısır çarşısına gidip haftalık alış verişimizi yapardık. Döndüğümüzde babam oturur kağıdı ve kalemi eline o gün ne kadar harcama yaptığının hesabını çıkartırdı.

 

Aslında günlük yaşamımızda bizler hep bir şeylerin hesabını yapmaktayız. Çocukken büyünce doktor falan olacağımızın hesabını yaparız. Üniversiteye girerken hangi fakültenin puanı daha yüksek olduğunun hesabını yaparız. Okulu bitirip doktor olmuşsak, mecburi hizmetten yırtıp yurt dışında master nasıl görebiliriz’in hesabını yaparız. Bir işe girerken ne kadar maaş alırız, bununla ev geçindirebilir miyiz’in hesabını yaparız. Daha yaz gelmeden senelik iznimi hangi tatil köyünde geçirsem daha ekonomik olur, kredi kartına taksit ya da indirim varmı’nın hesabını yaparız. Eğer birikmiş paramız varsa hangi bankadan daha fazla faiz alabiliriz’in hesabını yaparız.

 

Gördüğünüz gibi; bu dünyadaki ömrümüz hep bir takım şeylerin hesabını yapmakla geçmektedir. Ve bu şeyler bize hep maddi menfaatler sağlayacak şeylerdir.

 

Ama nedense, hep bir şeyin hesabını yapmayı ihmal ederiz. Aslında bu şey, bizim bütün ömrümüz boyunca elde edebileceğimiz maddi kazançlardan çok daha önemli bir kazançtır. Hesabını yapmayız. Çünkü biz insanlara göre maneviyat bardağa konulup içilemez, tabağa konulup yenemez ve bakkala gidip bununla ekmek alamayız. İşte bu yüzden manevi kazançlarımızın hesabını yapmayız.

 

Şu asla kaçınamayacağımız bir gerçektir ki; bugün hesabını yapmadığımız şeylerin hesabını yarın Cenab-ı Allah’ın huzurunda kendisine vermek zorundayız.

 

Kıyamet günü için adalet terazilerini kuracağız/adaleti terazilere koyacağız. Hiç kimseye zere kadar zulüm edilmeyecek. Hardal tanesi kadar bir şey olsa onu ortaya getiririz. Hesapçılar olarak biz yeteriz! ENBİYA SURESİ 47.

 

Ve maalesef bugün yapmaktan kaçındıklarımızın hesabını yarın yüklü bir hesap faturası olarak vermek zorunda kalacağız.

 

Yaşarken her zaman yaptıklarımızın ya da yapmadıklarımızın bize neler getireceğinin hesabını tutarken, bizden neler götüreceğinin de hesabını tutmamız gerekir…

 

Çünkü sağımızda ve solumuzda iki melek bunların hesabını saniye saniye kaydetmektedir.

 

Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız. Sağında ve solunda oturmuş iki görevli, kayıt yapmaktadır.

Bir söz sarfetmeye dursun, yanındaki gözcü hemen zaptediverir. KAF SURESI 16-17-18

 

Bilinmelidir ki, bankada ne kadar çok hesabınız varsa, hesap gününde Allah’a vereceğimiz hesap ta o oranda fazla olacaktır.

 

Ve bizim bu dünyada yapmış olduğumuz evdeki hesap, çarşıya uymayacaktır.

 

Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!

O zaman kitabı sağdan verilen, Kolay bir hesapla hesaba çekilecek, İNŞİKAK SURESİ (6-7-8)

 

Allah hepimizi kitabı sağdan verilenlerden eylesin.

 

ALLAH YAR VE YOLDAŞINIZ OLSUN

(Akın Örsmen 6.3.2006)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 
   
         
   

GERİ DÖN