NE DÜŞÜNÜRSÜNÜZ ?

   
   

 

Sabah kalktınız…yüzünüzü yıkayıp kahvaltıya oturdunuz…..kahvaltınızı yaparken ne düşünürsünüz ?

 

Acaba trafik nasıldır ?....işe acaba geç kalır mıyım ?..... Eğer geç kalırsam amirlerime ne yalan uydurayım ?

Evden çıktınız işe veya okula gidiyorsunuz diyelim; yolda otobüste ne düşünürsünüz ?

 

Öfff….bugün yine çok sıkıcı bir toplantı var.......bizim müdür de sabahları toplantı yapmayı ne çok seviyor….

Kahretsin….yine sınav var üstelik fazla çalışmadım…..şu yan koltukta oturan kızda bayağı güzelmiş yani….yahu bu ne trafik böyle….

 

İşe yada okulunuza geldiniz yerinize oturdunuz; ilk düşündüğünüz şey ne olur ?

 

Akşam olsa da eve gitsem…..yine sıkıcı ve monoton bir gün başlıyor…..

Aman iyi ki aklıma geldi şu elektrik faturasını yatırmayı bugün unutmayayım bari…geçen ay ceza ödedim….anasını satayım, ayın daha ortası cepte para kalmadı….boş ver…hafta sonu hatunla bir yerlere gideriz moralim biraz düzelir belki….

Bu sınavlardan da artık bıkkınlık geldi…..öğretmen de ne kazık sorular soruyor….acaba çıkışta Ayşe ile sinemaya gitsek mi ?....

Bizim peder de ne kadar az harçlık veriyor be !….

 

İşte böyle düşünceler ile günlerimiz geçer gider ve yaşlanırız…..

 

Hiç düşünmeyiz;

 

Vücudumuzu kaplayan iki milimetre kalınlığındaki deri tabakasının altında neler olup bittiğini….vücudumuzda bulunan yaklaşık yüz trilyon hücrenin birbirleri ile nasıl uyumlu bir koordinasyon ile çalıştıklarını… hiç düşünmeyiz…..

 

Kanımızdaki yirmi beş trilyon alyuvarın birkaç milimetrelik damar sisteminde nasıl dolaştığını…ve bu alyuvarların nasıl akciğerlere giderek temizlendiğini ve bu sürecin biz asla farkına varmadan süregeldiğini…..ve bu kanı dakikada yaklaşık yetmiş kere atarak damarlara pompalayan kalbimizin nasıl bir görev üstlenmiş olduğunu...düşünmeyiz…

 

Peki ya, karaciğerimizin vücudun ihtiyacı olan kanı nasıl sakladığını…. Böbreklerimizin eğer grev yapsalar vücudumuzda ne gibi problemler oluşabileceğini düşünür müyüz ?....

 

İşte bunlar bizim bir gün içinde sabah kalkıp işe yada okula giderken düşünmediklerimizden çok az bir kısmıdır….. Bizler hayatın koşuşturması ve zevkleri içinde aldırmadığımız halde çalışmalarını bıkmadan usanmadan sürdürürler….bizler bazen düşünmekten yoruluruz….. Ama onlar çalışmaktan yorulmazlar….çünkü onları yaratan yüce rabbimiz kendilerine bu görevleri vermiştir….ve onlar rabbimizin bu emrini hiç durmaksızın yerine getirirler…..

 

Yemin olsun ki, biz insanı topraktan oluşan bir özden yarattık.sonra onu çok dayanaklı bir karargâhta bir damlacık yaptık.sonra o damlacığı bir embriyo halinde yarattık, sonra o embriyoyu bir et parçası halinde yarattık, sonra o et parçasını bir kemik halinde yarattık ve nihayet o kemiğe de bir et giydirdik. Sonra onu bir başka yaratılışta yeniden kurduk. Yaratıcıların en güzeli allah'ın kudret ve sanatı ne yücedir! Sonra siz bütün bunların ardından mutlaka öleceksiniz.sonra siz kıyamet gününde yeniden diriltileceksiniz.

Müminun suresi (12-13-14-15-16)

 

Yaklaşık üç yüz milyar yıldızın bulunduğu uzayda saniyede yüz kırk kilometre gibi bir hızla dünya üzerinde bir yere doğru hareket etmekte olduğumuzu aklımıza bile getirmeyiz….dünyada saniyede yüz kırk kilometre hızla harekete edebilen şey ancak bir tabanca mermisidir…. Bizler bu dünya üzerinde bir mermi hızıyla seyahat etmekte ve asla bunun farkına bile varmamaktayız….

 

Yemin olsun o ahenkli yollar taşıyan göğe, zariyat suresi 7.

 

İşte bizler, bu yaşamın acımasız koşuşturması içinde, bir şeylere sahip olabilmenin,…daha zengin ve daha güçlü olabilmenin hırs ve tamahı içinde bunları düşünmemekteyiz…..

 

Şimdi, biran durup düşünün…..çünkü bugün düşünmediklerimiz yarın kara düşüncelerimiz olabilir…..

 

Ey iman edenler! Allah'tan korkun! Ve her benlik, yarın için önden ne gönderdiğine bir baksın. Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır. Haşr suresi 18.

 

 

Allah yar ve yoldaşınız olsun.

 

(Akın Örsmen 9.12.2005)

YOL GÖSTERİCİ

www.yolgosterici.com

 

 
   
         
   

GERİ DÖN